Yananı görür mü Allah?
Allah her şeyi gören, her şeyi bilendir. O yüzden yanıyorsan eğer telaş etmene gerek yok, O seni kesinlikle görüyordur. Ama yanan kişi Allah'ı görüyor mu, işte orası çok önemli. Asıl bunu sorman lazımdı be aslanım. Senin sorunun cevabını zaten zamanında Bülent Ersoy vermiş. Hiç mi dinlemedin Bülent ablayı? Ayıp!
Herneyse... Eğer yanan zavallı, Allah'ı görüyorsa; o zaman onun vay haline. İşte o çok fena. O zaman anlamalı ki, o insan evladı bu dünyayı çoktan geçip gitmiş de ruhunu öteki tarafa nakletmişler bile. Adresi bile belli. İşte o zaman çok kötü. Ama işte o zaman hak ona. İşte o ilah-i adalet. Ne sen üzül ona, ne ben üzüleyim. Kim bilir kimi yaktı da şu fani dünyada, gitti cehennemde odun gibi yandı. İşte o zaman çok sıcak. Çok hot. Artık bu fani dünyada karşı cinsi eritip bitiren nasıl ateşli bir sıcaklığı vardıysa ki; orada "Bu sıcaklık sana yetmez, sen daha iyilerine layıksın." dediler. İşte bu çok seksi. Velhasıl bu fani dünyada ne kadar alkol tükettiyse hepsi mazot olarak geri dönecek orada ona. İşte bu çok alev çıkartıcı. Ama neresinden? Onu ben bilmem. Gidip yanıp öğrenebilirsin. Biliyorsun bilmemek ayıp değil, öğrenmemek ayıp. Gel bu akşam bir 70'lik devirelim, cehennem vizeni ben vereyim. Kömür ihracı yapıyorum ben burdan oraya. Orda ihtiyaç çok.
Tek başına mı yazıyorsun? Bir de espirilerinin kaynağını görebilir miyiz?
Tek başıma yazıyorum. Ben çok yalnızım çünkü. Bu kalabalık şehirde etrafımda herkes yabancı bana. Bir ben varım tanıdık. Bazen dışarıdan takviye kuvvetler talep ediyorum, yazılara yardım etsinler diye. Onlar da sırf Geyik Mühendisi'nin hatrına geliyorlar. Yoksa benim için kılını kıpırdatacak insan yok şu dünyada. Öyle bir sevilmiyorum yani. Yalnızlık bana helal, şu Semih denilen bir p.ç var yan blokta ona da haram. Niye böyle oluyor, valla bilmiyorum. Zira soracak insan da yok yanımda. Öyle bir yalnızlık benimkisi.
Esprilerimin kaynağını göstermeyi çok isterdim. Ama gel gör ki zamanında çok açıp gösterdim. Sonra aklını yitiren mi dersin, korkup kaçan mı dersin.
Göstereyim mi?
Ne dersin?
=> Sen de şu dünyaya dair bir şeyler merak ettiysen, utanma, iletişimden/Info'dan sor. Öğretmenlerin bile hoşuna gidermiş öğrencilerin soru sorması. Fantazi meselesi işte bir yerde. Kimisi sever; kimisi Orhan, Müslüm olur, üzer...
Devamını Okuyun >>>