
=> Bizim okul yurdunun yemekhanesinde haftada en az dört gün düğün çorbası çıkıyor ya, titriyorum azizim. Alttan alttan bir mesaj verme kaygısı mı güdüyor bizim aşçı amca, yoksa etrafta benim farkedemediğim düğünler mi dönüyor bilemiyorum. Evlenmek mesele değil de, 1500 erkek var burda aga, kim kimle evleniyor? Biri çıkıp bana bunun cevabını versin. Paranoyaya sardım, bir gün benim de çorbam içilecek orda diye. Aşçı amca cevap ver!
=> Yıl olmuş 2010. Ümit Davala "İki sıfır sıfır dört, iki bin dört. İstanbul'da yaşıyoruz plakası otuz dört" diye günün önemini belirttiği rapçe şarkısını söyleyeli tam 6 yıl olmuş. Vay be Ümit sen de demode oldun. Ama hani insan ister ki şarkısı zamana meydan okusun, 30 yıl sonra da dinlensin. Sen niye sadece 2004'e odakladın şarkıyı Ümit abim? Yanlış yaptın. Oysa ben senin bir "Testere" serisi gibi her yıl bu şarkıya bir devam şarkısı kaydedeceğini sanmıştım. Olmadı, yapmadın. Üzdün. Yıktın. Geçtin. Fütursuzca.
- Ayrıca Ümit Davala'nın "Bir gün yolda giderkene bir top buldum önümde. Bir tekme attım, sağa sola çarptım. Transfer oldum Werder Bremen'e" şeklinde yaptığı itirafından sonra ama hakkat "Helal olsun" demiştim. Bremen'e böyle transfer olunabildiğini bilseydim iki top da ben çakardım adamların önünde. Ama olmadı. Ama bilmiyordum. Kısmet Ümit'eymiş.
- Rap tarihinin unutulmuş yıldızı, UEFA tarihinde tek penaltıyla insanları Çağan Irmak'tan daha çok ağlatmayı başarmış yılmaz Galatasaray neferi, FIFA tarihinin kornervari taçlarıyla son mohikanı. Sana burdan bir UEFA kupası dolusu selam çakıyorum. Saygılar...
- Yıl 2010, İstanbul'un plakası hala 34 bu arada. Bir değişiklik yok bilesin.
=> İstiklal caddesinde Starbucks'ın, Gloria Jeans'in sokağın dibindeki kimi zaman camlı, kimi zaman camsız vitrinlerinden biz fakirlere bakarak kahve içen çakma burjuva. Bu da sana gelsin. Sen şimdi o sokakta yürüyen, sırtında çanta olan biz öğrencileri fakir görüyorsun ya. Böyle kasıntı hallerde bize yukarılardan bakıyorsun ama, biliyor musun ki bizim buralardan, aşağılardan yani, Starbucks'ta vitrine koyulmuş satılık mallara benziyorsun sen? Hani Mavi Jeans'teki vitrinde görücüye çıkmış pantolon gibi; sen de benim gözümde Gloria Jeans'ta vitrine koyulmuş çok fonksiyonlu kahve içicisisin. Heh bil yani. Haa diyorsan "10 farklı şekilde içerim ama ben kahveyi, fonksiyonalitem olduğu doğru". Eyvallah derim ozaman. Sen bu fonksiyonellikle hak ediyorsun orayı.
- İstiklal'de ilk yürüdüğüm zamanlarda bir gün, o vitrinlerden bana bakan güzel bir kız vardı. Elinde kahvesiyle çok şık duruyordu. Tam evdeki hole süs olarak koyulacak cinstendi. İçeri girip "Bu satılık mı?" diye sorduğumu bilirim ben Starbucks yetkilisine. "Ama şimdi burda mallık sende!" dersen, o da kabulümdür bak. Bilmiyordum ama o zamanlar. Ne bileyim lan, bildiğin vitrin ürünü gibi. Güzel de. İnsanın alası geliyor.
=> Sen geyik sevdalısı! Bu da sana. Eğer seni "Naber y.rraam?" diye selamlayan bir erkek arkadaşın varsa, bil ki o arkadaşın seni gerçekten çok seviyor. Seni en çok koruyup sevdiği organının yerine koymuş, sana onun kadar değer vermiş, daha ne? Kıymetini bilesin. O arkadaşından sana kara gün dostu da olacak, sünnet günü çocuğuna kirve de olacak. Bekle bekle, ondan sana daha neler olacak.
! Bundan böyle Başbakan'ın ulusa her seslenişinden sonra ben de burdan sizlere seslenmeyi düşünüyorum. Aşçı amca, evet sen. Kafayı eğip saklanmaya çalışma. Sen de varsın.




















6 Geyik Var - Sen de Öttür Borunu !:
"Eğer seni "Naber y.rraam?" diye selamlayan bir erkek arkadaşın varsa" tanıdık geldi, hoş olmadı.
ayrıca fotoğraftaki herifcan sana benziyo yiğenim bunu da bil.
Ümit Davalayı severiz, Milanda o 34'ü giymiştir sırtına. Ayrıca bir şarkısında da Kayahan'a gönderme yapıyordu. Evet lan!
mericeyn, nesi bana benziyor bunun yahu?
Tembel Tösun, Ümit Davala'yı hiç unutmayacaz :)
Komşuyu görünce aklına direk Elisha geldi biliyorum ama değil maalesef! Sırf sana olan sevgimi göstermek için bundan sonra sana sürekli küfür edicem ama sen istedin mühendisim; ben ne yapayım!
Konuştur küfrünü komşu oğlu. İçelim bi ara :)
Yorum Gönder
- Yüreğiniz yukardaki yazıya yorum yazmak istiyorsa, lütfen sesini dinleyin. Yazması bedava la!
- "Ohoo! Ben şimdi yorumumu göndermek için Google hesabıma, şu hesabıma, bu hesabıma girmek için mi uğraşacam lan!" diyorsanız profil olarak "Adı/URL"yi seçip, sadece adınızı bile yazarak hiç bir hesaba girme uğraşı vermeden yorumunuzu gönderebilirsiniz. Öyle de kolaylık sunduk. Sırf sizler için.
- Ha ama aranızda "Benim Google hesabım, Open ID'im bilem var!" diye hava atmak isteyenler olabilir. Onlar da hesaplarına pek ala buyurabilirler. Başka bloglarda 3 dk tutan hesaba giriş süresi burda 2 dk. Gel abi.