
Arkadaş öksürüyor. Diğer bir arkadaş sırtına vuruyor. "Helal!" diyor. "Helal ulen!".
Anlam vermeye çalışıyorum. Niye helal lan? Nesi helal?
"Helal olsun!" diye devam ediyor diğer bir arkadaş. "Helal olsun ulen! Yiğit herif böyle öksürür işte. İnlet şu şehri, hey yavrumm bee!".
Arkadaş öksürüyor. Suratı morarıyor. "Helal!" diyerek sırtına çakmaya devam ediyor diğer bir arkadaş. Diğer bir arkadaşa dönüyor "Helal tabi yaa, herkes böyle öksüremez!" diyor. Diğer bir arkadaş da onu onaylıyor.
Arkadaş, diğer bir arkadaşların "helal" tezahüratları içinde öksürmesini sürdürüyor. Kahvede bir Cem Yılmaz şovundaymışım gibi hissediyorum kendimi. Arkadaşın öksürük şovu belli ki tutuyor diğer bir arkadaşların arasında. Bedava şov nihayetinde. İki çay parasına, bir de yutulan birkaç çeşit mikrop hatrına, yakışıyor "helal" sloganları böyle güzide bir ortama. Murat abi çayları yeniliyor. İki masa ötede tavlalar kapanıyor, iskambiller bir daha kesilmemecesine toplanıp bir kenara konuluyor. Potansiyel bataklar, öksüren arkadaş sayesinde batmaktan kılpayı yırtıyor. Öksürük bitip oyunlar tekrar başlamadan kahvehaneden hemen sıvışabilme derdindeler hepsi. Ne de çok potansiyel batak varmış meğerse bu kahvede. Şaşırıyorum.
Arkadaş öksürüyor. Artık mor da değil suratı. Sarı. Sapsarı. Bazen kırmızı. Bilmiyorum. Çok değişik. Suratı var mı yok mu o bile belli değil aslında. Komple ağızmış gibi gözüküyor bulunduğum yerden. Arada bir dili girip girip çıkıyor. O kadar. Etrafındaki diğer bir arkadaşlar çıldırmış gibiler artık. Kimisi arkadaşın sırtına, kimisi kafasına çakıyor bir tane "helal" niyetine. Kimisi tokatlıyor o koca ağzı. Saçında sigara söndüren bile var. Resmen dehşet. Koca bir vahşet. Korkuyorum. Çayımı bir dikişte bitirip, çıkmak için kalkıyorum.
Derken inanılmaz bir desibelle hapşuruyorum. Bir sessizlik oluyor ortamda. Derin, koca bir sessizlik. Arkadaş bile öksürmüyor artık. O da susmuş. Anlaşılan öksürük şovunun modası o an bitiyor. İstemeden yeni bir şov başlatıyorum. Diğer bir arkadaşlar bana bakıyor. Kimisi sırıtıyor, kimisi masum bir bebek saflığında tebessüm ediyor. "Çok yaşa aslanım!" diyor biri. "O ne biçim hapşuruktu lan! Helal valla!" diyor bir diğeri. Alelacele kapıya doğru bir hamle yapıyorum. Ama yetişemiyorum. Diğer bir arkadaşlar çok atik. Etrafım çabuk sarılıyor. Döve döve çok yaşatıyorlar beni. Allah'ıma kitabıma. Vallaha bak...




















3 Geyik Var - Sen de Öttür Borunu !:
10 Numara yazı diye buna derim!
Süper olmuş, o ne biçim hapşuruktu helal valla. :D
Uzun zamandır böyle gülmemiştim. Helal!
Yorum Gönder
- Yüreğiniz yukardaki yazıya yorum yazmak istiyorsa, lütfen sesini dinleyin. Yazması bedava la!
- "Ohoo! Ben şimdi yorumumu göndermek için Google hesabıma, şu hesabıma, bu hesabıma girmek için mi uğraşacam lan!" diyorsanız profil olarak "Adı/URL"yi seçip, sadece adınızı bile yazarak hiç bir hesaba girme uğraşı vermeden yorumunuzu gönderebilirsiniz. Öyle de kolaylık sunduk. Sırf sizler için.
- Ha ama aranızda "Benim Google hesabım, Open ID'im bilem var!" diye hava atmak isteyenler olabilir. Onlar da hesaplarına pek ala buyurabilirler. Başka bloglarda 3 dk tutan hesaba giriş süresi burda 2 dk. Gel abi.