30 Haziran 2008 Pazartesi

4

23 gün oldu...

Özlediğim şeyler de var,
Kişiler de...

Kişi demişken bu arada,
Var tabi ki...
Onlarsız,
Ve orospusuz,
Olmuyor tabi.
Ve yatak düşkünü,
Ve bir erkek elinde son bulan tüm düşleri...
Demek istediğim,
Güzel bir iris arkasındaki fahişenin bakışları...
Ve tüm nefret ettiklerim...

Özledim tabi.
Valla ya.
Ne desem ne etsem.
Radyoyu dinlerken bir keresinde,
Yeni Türkü çalsın istedim.
Bir kere Tarkan çalsın,
Bir kere de Ajdar'ı dinleyeyim dedim.
Bir keresinde yeşil yanarken durduğum için arkadan korna çalsın istedim.
Ben "Ne var ulan?" diyeyim,
Arkadaki de sövsün dedim.
"No problem dude!" bize göre değil.
Yolda yürürken yanımdan geçen herkese "Hevryu duin?" demek mecburiyetinde kalmamayı özledim.
Diyeceksem "Selamun Aleykum!" diyeyim demek desem istesem isteyebilsem,
Olur mu ki?

Lan.

Stop...


NOT ( 2.4.2010) : Oha! Artık nasıl bir ruh haliyle yazmışsam, ilk paragraflarda ne demek istemişim, şimdi okurken ben bile anlamadım... Şaşkınım...

Ama Devamı da Var!! >>>

25 Haziran 2008 Çarşamba

3

Vanessi değilmiş lan.
Valensina'ymış...
Sıradaki Barseloni olsun istiyorum.
Duamı ettim.
Stop...

Hava buralarda çok sıcak ya.
Şopar oldum anasını satayım.
Ama Ruslar hala doğal beyazlığını koruyolar, ona anlam veremiyorum.
Ama olsun, böyle iyiler.
Stop...

Meydey Meydey!
İngilizcem geyik yapmaya yetmiyor, buralarda çürüyorum.
Ama zaten, buraların geyikleri memleketimin geyiklerine hiç benzemiyor. Beğenmedim.
Stop...

Genetik Mühendisi Türkiye'de aç kalıyor, Geyik Mühendisi Amerika'da.
Ne yapacağımı şaşırdım.
Stop...

Ama Devamı da Var!! >>>

21 Haziran 2008 Cumartesi

2

Vanessiii...
Stop...
:lovesmiley:
Stop...

Ama Devamı da Var!! >>>

18 Haziran 2008 Çarşamba

1

Ecnebi memleket zor oluyormuş.
Stop.
Maşa, İrina, Katya... Allah belanızı versin. Ben böyle pinti Rus ne gördüm ne duydum.
Yani neymiş?
İyi aile kızı Rusla dolaşmaya değmezmiş. Kural bir.
Stop.
Amerika, sen mi büyüksün ben mi? Görecez.
Bir gün bana "Efendim!" diyeceksin.
Stop.
Azizim Osman, bir anda ortalıktan kayboluverdin ya,
Topsun lan sen, top!
Stop.

Ama Devamı da Var!! >>>

07 Haziran 2008 Cumartesi

SEZON FİNALİ

Bir süre için yurtdışında bulunacağımdan mütevellit blogun pek güncellenebileceğini sanmıyorum. Hadi güncellendi diyelim, yine de pek bir umut bağlamamak lazım. Ayda 2-3 yazı eklenmişse bile bu müthiş bir başarı, müthiş bir zafer ve Avrupa - Amerikan - İskandinav - Anglosakson - Güney Afrika - Cucumba Kongo Cumhuriyeti tarihlerinde yeni bir dönem açılmasına neden olacak kadar muhteşem bir tarih yazışı olacaktır. Milli takım EURO 2008 şampiyonu olsa, yine de böyle bir etki yapamaz. O derece yani. Bu arada hala, Almanlar erken elenirse bizim de elenmiş sayılabileceğimiz düşüncesi içimi ürpertiyor. Buna bir çare bulmak lazım. Fatih hocaya da son geliştirdiğim stratejileri mail olarak yolladım ama hala bana dönmedi. Olsun, canı sağolsun.

Giderayak ÇÖD ÖSS - 4 numaralı sınav kağıdını dolduran herkese de 100 veriyorum. Helali hoş olsun. Bir tek Zoydaktaki At Sineğine sıfır verdim. O da bana raporunu gelip göstermediği için. Yok öyle. Raporluyum ayaklarını yemem ben. Gerçek ÖSS'ye de az bir zaman kaldı. Telaş yapmayın. ÇÖD taktikleriyle her şey çok kolay. Aklınızdan çıkarmayın.

Sözü fazla uzatıp bu veda anını daha da sömürü haline getirmek istemem ama kendimi durduramıyorum ben. İrade sıfır. Gerçi sömürülmeye alışkınız biz. Kimler tek göz odada 42 kardeşi 4 babası ile birlikte uyumaya çalışmış biliriz. Duyduğumuzda hala gözlerimiz yaşarır. Böyledir. Biz böyleyiz. Ben de tek göz blogta tam 78 geyiğimle yaşamaya çalışıyorum ama kimseye çaktırmıyorum. Geyik sonuçta bu; kardeşten daha cüsseli, çıkardığı karbondioksiti bir yana koy, çıkardıkları daha o kadar çok şey var ki, insan bir an önce şurdan ayrılayım da temiz bir hava alayım diyor. Yani sonuç olarak bunu size hiç çaktırmadım şimdiye kadar çünkü ağlayacağınızı, moralinizin bozulacağını biliyordum. Ne gerek var? Hep gülün, en güzeli budur...

Bu arada son anketin sonuçlarını da vereyim;

Çin Seddi'ni geçse geçse kim geçer?

Zıplayan fatih Kara Murat
33 (25%)

Attila'nın fedaisi sırma saçlı Tarkan
6 (4%)

Tarkan'ın elinde büyüdüğü, can yoldaşı 'Atıl'an Kurt
7 (5%)

'Atıl'an Kurdun, Tarkan gelince şutladığı yavrusu karabahtlı Karabaş
17 (13%)

Ben bilmem mühendisim bilir
66 (51%)

Bu anketten bana ne kadar güvendiğinizi anladım ya, işte o yüzden çok mutlu oldum. Fakat benim de bu sorunun cevabını bilmediğimi öğrendiğinizde ne kadar hayal kırıklığına uğrayacağınızı tahmin etmek istemiyorum. :))

Sonuç olarak durum budur.
Yolcudur Abbas, bağlasan durmaz.
Hayde...
Eylül ayında yine tam takır coşmak üzere...

Ama Devamı da Var!! >>>

04 Haziran 2008 Çarşamba

Varsın mı Yoksun mu ?

" Var mısın Yok musun? " yarışmasında hani büyük kutu açanlar var ya, hani üzülürler ya, hani üzüntüden fenalık geçirip beni güldürürler ya, hani gören de Acun'un yanında asıl yarışan sanki oymuş zanneder ya, hani kutuyu açtıran yarışmacı da ' Bu da benim için üzülüyor zavallı. Tüh! Üzülmeee Amed abeyyy! Senin suçun değil! Büyük çıktı işte nabalım? :( ' gibisinden zırvalar ya...

Aslında olay tamamen yanlış anlaşılmadan ibaret...
Büyük kutuyu elleriyle açanlar üzülürler, evet. Amma velakin içlerinden şöyle bir düşünce silsilesi geçer;

" Tüh be m.q.! Bu kutuyla çıksaydım paranın dibine vuracaktım be! Allah kahretsin. Allah belasını versin! Bu kutuyla burda beklemek reva mı lan bana? Bak gitti 500.000 YTL! Ayyy! Lan nasıl bak tekliyor kalbim. Bak bak nabzım da yükseldi. Şekerim çıktı. Ay gidiyorum. Ayyyyyy! "

Evet üzüntünün sebebi tamamen yanlış anlaşılmaktadır...

Şahsen 500.000'lik kutuyu ben açsam, açtıran yarışmacı için hiç üzülmem. Banane lan! O kutuyla oraya çıkamadığıma yanarım!

Ben değil valla; hayat acımasız...
Naparsın!

Ama Devamı da Var!! >>>

01 Haziran 2008 Pazar

Havadan Sudan



- 1 senedir kullanmadığım gümüş zincir çıktı karşıma geçen gün. Kapkara olmuş. Aldım bulaşık deterjanını saatlerce yıkadım. Ovaladım. Okşadım. Parmaklarım buruş buruş oldu. Cildim resmen renk attı. Bulutlar gibi beyazladım. Ama zincirde tık yok. Bön bön bakıyor sahibine. Terbiyesiz...

Vazgeçtim ben de. Gidip altın kaplama olanından, sapsarı alacam bir tane. Ayaklara yumurta topuk içine de beyaz çorap... Bıyık da bırakacam. Gömleğin önünü açacam, maksat kıllar hava alsın. Saçlara vuracam cöleyi, bir de mp3 attık mı kulağa benden havalısı yok.
Amma velakin,
Hem kıroyum hem de param yok.
Olsun...
" (Æ)Earamam sormam bir daha! " demeye lüzum da yok zaten,
Para için değil, yüreğim istediği için kıroyum ben.


- Ben size Türkiye - Portekiz maçının taktiğini söyleyeyim;
Dakika 18. Fatih Terim kulübeden çıkıyor, Servet'e eliyle 10 numarayı gösteriyor ve bir iki ayak hareketi çekiyor. Servet mesajı hemen alıyor ve gidiyor Cristiano Ronaldo'yu biçip geçiyor. Ronaldo sakatlanıp oyun dışı kalıyor. Bizim Servet de kırmızı kart görüyor. Ama olsun, her türlü avantajdayız. Yanlış mıyım?

Gerçi daha sonra Servet milli takımdan ihraç edilirken, Terim para basmaya devam edebilir. Bu durumda Servet bir fedai olduğunu biliyor olması gerekir.

Olmaz olmaz demeyin, çünkü " Olmadı " diyemezsiniz. :))


- Hödükler ölmez...

Okumayan Çehre: Eğlence adına hiç bir farklılık göremiyorum burda.
GM: Okudun mu peki yazdıklarımı?
OÇ: Şöyle bir göz attım da.
GM: E okumadan olmaz tabi.
OÇ: Ama diğerleriye aynı harfleri kullanmışsın.
GM: O açıdan bakarsan, farkımız yok tabi, haklısın, pardon...

Karikatür : Yiğit Özgür

Ama Devamı da Var!! >>>