Her şeyi anladım, her şeye tamam da...
"Acı Umut" nedir ya?
Umut iyiye güzele dair bir hayaller bütünü değil mi kardeşim? Eğer sonu acı olcaksa niye umut edelim bir şeyleri?
Yalçın Abeyyy bişey de..
- "Lan çocuğa bak! 18 yaşında, Barcelona'da, şampiyonlar ligi yarı finalinde oynuyoo!"
Sen de orada hala çekirdek çıtlat...
O değil de, eskiden futbolcular büyük adamlardı, amcalardı, abilerdi. Şimdi genç olanların çoğu bizim yaşımızdalar. Büyüdük mü ne?..
- Kokulu silgiyi yemeye çalışan bir nesilden geldik biz. Nereye gideceğimizi merak etmiyor değilim.
-Evcilik, doktorculuk ne güzel oyunlardı be! En kötü yanı bazen evin sadık köpeğini oynamak, en güzel yanı da hemşireyi muayene etmekti.. :)) Ahh ah kaç hemşirenin bademcik ameliyatını yaptık da kimsenin haberi olmadı... :P
- Dur bakayım şimdi hüpleticem alıcam bademciğini...
Hüp müp falan.. Girmeyelim buralara.. :))
- Şimdi ben hastayım. Sen benim bademciklerimi alıcaksın.
+ Nasıl ya?? Doktor hiç hasta olur mu?
- ..??!!
-Bence hiç bir çocuk, çevirmeli telefon yüzünden Hugo aracılığıyla Hugolina'yı kurtaramayacağını yayın sırasında Tolga Abi'nin ağzından öğrenen çocuk kadar hayal kırıklığı yaşamamıştır. Oysa Tolga Abi hep söylerdi çevirmeli telefonla olmuyor diye. Dinlesene işte, salak...
Bir de Dinozorus vardı. Onu da Çiçek Abla sunardı. Sonra o da dinozorlara özendi filan... Tadımız kaçtı.
Ama Devamı da Var!! >>>
















Şu anda podyumda 1. ve 2. olan Sato ve Hakkinen şampanyalarını patlatırlarken, Mahmut da, çekirdek bir aile için ideal olan orta boy bir çaydanlıktan çay içmekle meşgul! Yarasın sana koçum! Helal olsun sana o çaylar!! Bu arada Mahmut podyumda F-1 kızlarına da Kadir İnanır bakışlarıyla göz kırpıyor. Büyük bir ihtimalle törenden sonra kızlara birer bardak çay ısmarlayacak.



