06 Aralık 2008 Cumartesi

Aramızda Bir Top Var


- Geçen akşam Hertha Berlin - Galatasaray maçını izlerken dikkatimi çekti. Sabri kasıklarına aldığı bir darbeden sonra sahayı, kasıklarını tuta tuta sinsi bir şekilde sırıtarak terk etti ya. Maçı izleyen kızlara zarf mı attı lan şimdi bu ?

Keserim allahıma!

- Bir an için, Baros'un pembe kramponlarına karşılık, eğer oynasaydı Hakan Şükür'ün yeşil kramponlarla nasıl misilleme yapacağını düşündüm. Güzel olurdu bence. Renk cümbüşü olurdu. Belki Sabri imana gelirdi de sahayı dikey değil, olduğu gibi yatay olarak düşünürdü.

Sabri! Kale önünde önünde! Tepende değil!

- Servet rahatça sümkürebilsin diye maskesindeki burun açıklığının özel olarak ayarlandığını düşünüyorum. Kolay değil. Bu işin bir aerodinamiği var, bir yolu yordamı var. Öyle nereye giderse gitsin mantığında sümkürmek mahalle maçlarında, çocukluğumuzda kaldı. Devir değişti. E sümük de evrimleşti.


O değil de; bu adamı, kamera her çektiğinde sümkürürken görüyoruz. Halbuki bir de kamerayla yakın çekim gösterilmediği, maçın %80'lik bir bölümü var. Düşünebiliyor musunuz?
Düşününce üretilen ve piyasaya salınan numune miktarı çok "makro" bir boyut çıkıyor değil mi?
Bence düşünmeyin.

Bir de bu var; Servet organ falan değil, tüm vücudu komple bağışlamış diye duydum. Ölünce ondan robokop yapacaklarmış. Servet ideal bir seçim bence de.

Bir de şu var; "Maskeli Beşler" filmini artık "Maskeli Beşler + Maskeli Servet" şeklinde çekerlerse bu sefer anlamlı bir film yapabilirler gibime geliyor. Servet çok şey katabilir filme. O yeteneği görüyorum.

Bir de o var bende, senden içeri... !! ? (!) !?!?!

- Berlin, o akşam Mecidiyeköy'den daha bir Mecidiyeköy'dü sanki. Ali Samiyen Stadı portatif teknolojiye ayak mı uydurdu nedir. İçindeki taraftarlarla birlikte taşınabilir bir stad... Kimi zaman Berlin'e, kimi zaman Milano'ya. Kışları havalar soğuduğunda kırlangıçlarla beraber sıcak diyarlara. Belki Avusturalya'ya.

Güzel bir uygulama.

- Galatasaray Berlin'i yendikten hemen sonra, Eskişehirli arkadaşlar yurt meydanında toplanıp, "Ne Galatasaray, ne Hertha Berlin, en büyük ESES!" gibi zamansız ve yersiz bir slogan zinciri atmaya başlayınca, Karşıyakalı arkadaşlar da "Kaf kaf kaf sin sin sin kaf sin kaf sin KAF!" diye Eeses'lilere cevap verdiler. Çıkan arbedede 5 öğrenci yaralanıp hastahaneye doğru yol aldı. Kavgadan yara almadan kurtulanlar da o gazla kız yurtlarını basmaya gittiler.

Elleri boş döndüler. O ayrı.

- Fenerli bir arkadaşım, "İnşallah biz de UEFA'ya kalırız, Galatasaray'ın yanına gideriz." dedi.
Beşiktaşlı bir arkadaşım, "Metalist son maçını kazansa da sorun olmaz. Sizinki şerefli ikincilik olacak." dedi.
Trabzonlu bir arkadaşım, "Olum ben sendeki senim. Manyak Şizofren! Senin Trabzonlu arkadaşın yok ki! Sttir git! Bırak yakamı artık!" dedi.
Öyle işte. Sadece dediler.
Ben cevap vermedim.

3 Geyik Var - Sen de Öttür Borunu!:

Sertalp Bilal dedi ki...

Üstadım vallahi süpersiniz :) Ellerinize sağlık. Bence cidden yeşil krampon olayına girmeli birileri :) Herkes rengini belli etsin canım.
Hakikaten robotu olacak adam Servet. Şu Garanti'nin Türko reklamında, cidden robota benzeyen tek kişiydi :) Bi de şu ESES muhabbetine koptuk, benim oda arkadaşı da Eskişehirspor'lu :)

Buzcevheri dedi ki...

İlk görseldeki eleman tam keko tipliymiş. Yanındaki de tam bir ucube.

Geyik Mühendisi dedi ki...

Fenerli bir arkadaşım, "İnşallah biz de UEFA'ya kalırız, Galatasaray'ın yanına gideriz." dedi.


FB - D.Kiev maçından sonra;

Kievli bi arkadaşım, "Merhaba Galatasaray!" dedi.

:))

Yorum Gönder

Daha Yeni Yazılar
Önceki Yazılar
Ana Sayfa
 
Subscribe to me on FriendFeed Add to Technorati Favorites Bloxooda Geyik Mühendisi Other Languages Blog Directory Society Blogs - Blog Catalog Blog Directory Blog Flux Directory Join My Community at MyBloglog! Clicky Web Analytics