- Kertenkelenin kuyruğunu koparacam diye üstüne basarken, ayağın ayarını kaçırıp kertenkelenin vücudunu ezip patlatsak ne olur? Vücudunu tehlike bölgesinde bırakan kuyruk kaçıp gider mi?
- Peki karıncaları kibrit kutusuna doluşturup, dondurucuya koyup bir gece bekletirsek ne olur?
Ben bunu küçükken denemiştim.
Sonuç çok şaşırtıcı.
Donuyorlar.
Sonra onları mini kraker gibi katır kutur yiyebiliyorsunuz.
Lezzetli değil ama merakı iyi gideriyor.
[ Annem ozamandan bu yana buzdolabına karıncaların girdiğini hiç bilmedi. Bilmesin de... ]
- Bu dünyada sizce uğur böceklerine kaç çift terlik ve pabuç borçluyuz?
Hangimiz verdiğimiz sözü tuttuk ha? Hangimiz bu böceklerin gözünde pis ve leş bir yalancı konumuna düşmedik ki?
Yazık değil mi bu hayvanlara? Bu kadar mı kolay duygularla oynamak, bu kadar mı kolay bir hayal dünyasını yerle bir etmek?
Hayvan olan kim burda?
Dayıoğlu Uğur'a koşması karşılığında bir çift Nike sözü vermek yemez ama değil mi?
O da Uğur değil mi kardeşim?
O da uğur bu da Uğur!
Niye böyle yapıyoruz?
Niye üzüyoruz beni?
Uğur, bu arada acayip hayvanlara benziyorsun! Hakkat bak! :)
- Bir gün balıkları öldü diye onları bütün gün ağlayarak elinde taşıyan çocuk mu daha hüzün vericidir yoksa ellerinden balıkların alınması ve gözlerinin önünde çöpe atılması karşısında daha da çok ağlayan çocuk mu?
Tahminen 12-13 sene oldu. Bilmiyorum, bilmemne çöplüğünde molekülleriniz hangi tip enerji çeşitlerine katıldı ama, hala aklımdasınız solungaçlı yaratıklar! İsim koymamışım ozamanlar size kusura bakmayın, nüfus müdürlüğüne bi uğrayıverin öteki tarafta!
- Peki karıncaları kibrit kutusuna doluşturup, dondurucuya koyup bir gece bekletirsek ne olur?
Ben bunu küçükken denemiştim.
Sonuç çok şaşırtıcı.
Donuyorlar.
Sonra onları mini kraker gibi katır kutur yiyebiliyorsunuz.
Lezzetli değil ama merakı iyi gideriyor.
[ Annem ozamandan bu yana buzdolabına karıncaların girdiğini hiç bilmedi. Bilmesin de... ]
- Bu dünyada sizce uğur böceklerine kaç çift terlik ve pabuç borçluyuz?
Hangimiz verdiğimiz sözü tuttuk ha? Hangimiz bu böceklerin gözünde pis ve leş bir yalancı konumuna düşmedik ki?
Yazık değil mi bu hayvanlara? Bu kadar mı kolay duygularla oynamak, bu kadar mı kolay bir hayal dünyasını yerle bir etmek?
Hayvan olan kim burda?
Dayıoğlu Uğur'a koşması karşılığında bir çift Nike sözü vermek yemez ama değil mi?
O da Uğur değil mi kardeşim?
O da uğur bu da Uğur!
Niye böyle yapıyoruz?
Niye üzüyoruz beni?
Uğur, bu arada acayip hayvanlara benziyorsun! Hakkat bak! :)
- Bir gün balıkları öldü diye onları bütün gün ağlayarak elinde taşıyan çocuk mu daha hüzün vericidir yoksa ellerinden balıkların alınması ve gözlerinin önünde çöpe atılması karşısında daha da çok ağlayan çocuk mu?
Tahminen 12-13 sene oldu. Bilmiyorum, bilmemne çöplüğünde molekülleriniz hangi tip enerji çeşitlerine katıldı ama, hala aklımdasınız solungaçlı yaratıklar! İsim koymamışım ozamanlar size kusura bakmayın, nüfus müdürlüğüne bi uğrayıverin öteki tarafta!

















14 Geyik Var - Sen de Öttür Borunu!:
geyik mühendisi hayvan severliliğine hayran kaldım hani o kedi içinde düşüncelerin de dahil :)
benim kedinin birine yaptığım bir eziyet var, onu daha sonra anlatırım.. yazarım buraya :)
tamam merakla bekliyorum :)
Blog girişine yaş sınırlaması konmalı bence çocuklar girip de okumasın bunları. Şiddet eğilimli olmamasına ve hayvanları çok sevmesine karşın oğluşumu bile kötü etkileyebilirsin sen :) Hele de kediciğe yaptıklarını yazdıktan sonra (Yazacaklarından korktum valla vay karıncaların başına gelen :))
ehueheh, komedi.
"mühendis-i geyik" hocam! kerkentelelere hiç yaklaşamadım ama karıncalarla çok boğuşmuşluğum vardır. Bu kraker fikri güzel ama gerçekten donuyorlar mı yahu dondurucuya konunca :D hakikaten şaşırtıcı bir sonuç...
16 martta beslediğim balığım öldü benim de.. Ben hakikaten üzüldüm, oda arkadaşım çöpe atalım diyodu, ona fırça atıp arkadaki bahçeye gömdüm balıkcığımı... Ben isim de vermiştim halbuki :(
Eh, geyik mühendisimizin hayvanlarla arası pek iyi değil sanırım. :)
yok aslinda hayvan dusmani degilim ben :)
sadece zamaninda kendileriyle ilginc anilarim olmustur. :)
Ehu ehu!Ya benimde abim muhabbet kuşlarını cam kapaklı tavaya koyarmış küçükken.Altını biraz ısıtınca kuşlar pıtır pıtır sıçrar cama çarparmış.Sonra kuşları dolaba koyarmış tir tir titetirmiş!Soruncada abime "ne yapıyosun olum günah" oda "Yaa komando eğitimi yaptırıyorum" diyormuş!
Öhöm!ne bakıyonuz?Valla abim yani işte o yapıyormuş yani!Eskiden bee!Kem küm...Hayvaları koruyalım,sevelim özellikle biyonik olanlara dikkat edelim efenm!
ehehe sizin muhabbet kuşları benim karıncalardan daha bahtsızmış.. :)
bak şimdi kızmaya başladım ( geyik bu lafıma bişi bulur şimdi kızma buz yok ) insanlardan daha mazumlar fesat yok dedikodu yok sevin yaws hayvanları insanları sevin demiyorum zor oluyor biras :)
biz de sevmiyoruz demiyoruz ki ama :(
eskiden yaşanmış olmuş bitmiş şeyler bunlar... Yeni sayfa açtık zaten.. tertemiz, bembeyaz :)
çok değişik deneyimlerden geçmişsin orçun gerçi bu yaşadıklarının şimdiki eğitim hayatınla da ilgisi olabilir gibi geliyor bana
aradan yıllar geçmiş ama karıncaların torunlarının torunları hala o soykırımı unutmamışlar yakında hayvan hakları yüksek konseyinde tazminat davası açacaklarmış benden duyurması
ozaman zçtık işte :D
Karıncaları yakınca da patlıyorlar. Yakmadım ama biliyorum. Tamam yakmıştım küçükken, patlıyor demişlerdi meraktan yakmıştım. Çocukluk işte. Bildiğin patlıyorlar ama puf diye, çok acaip. Komple asitmiş bünye o yüzden galiba.
Yorum Gönder