Geçen gün aklıma geldi. Benim gibi önemli birinin hayatı, ilerki dönemlerde, iyice zıvanadan çıkacak ve yozlaşacak olan dünyaya örnek olması için kaydedilmeli. Bu fedakarlığı ben yaparım dedim ve kollarımı sıvadım. Bunu benim yazdığımın kanıtı olsun diye de parmağıma mürekkep sürdüm ve word dosyasının sağ üst köşesine gelecek şekilde monitöre bastırdım. Niye sağ üst köşe onu ben de bilmiyorum. Sonra karar değiştirdim sol orta köşe olmalı dedim. Bir de oraya parmak bastım. Diğerini silmeye çalıştım ama olmadı. Mürekkep özel üretimmiş meğerse çıkmıyor. Monitörüm piç oldu en çok ona üzüldüm.
Sabahleyin hoparlörlerden yurt koridorlarına yayılan, "Yeni gelen çamaşır makinesinin içinden beyaz iç çamaşırı alınmıştır. Alan lütfen geri getirsin!" anonsuyla yerle bir olduk. Odaya giren yurt müdürü altımızda kalan eşyaları can havliyle kurtarmaya çalıştı. Fakat, enkaz olan bir arkadaşımızın kıçında kaybolan demirbaş ince uzun floresan lambayı üzülerek olduğu yerde bırakmayı tercih etti. Müdür, televizyon kanallarına verdiği demeçte, "Bundan sonra, yeni çamaşır makinesine kirli iç çamaşırı atılmayacak. Makineyi kirletiyorlar. Usandık temizlemeye." dedi.
Tayyar'ın "FATAL ERROR!" uyarısı veren bilgisayarı tam 34 dakika 23 saniye önce kendisini imha etti. Tayyar zamanında bilgisayarını sigortalatmadığı için ağlama krizine girdi. Teselli edelim dedik garibanı ama bilgisayarın "FATAL ERROR"unun bulaşıcı olduğunu öğrendik. Hiç bulaşmamaya karar verdik. Bize dokunmayan yılan bin yaşasın diyerekten kendi sağlıklı bilgisayarlarımızı okşamaya başladık. Tayyar'a Allah'tan sabır diledik.
Bizim kattaki su makinesi bozulmuş. Olaya hemen el attık, en aşağı kattaki su makinesini çaldık ve 3. kata taşıdık. Fakat taşıma işlemini bitirdiğimizde karşı koridorda da çalışan bir su makinesi olduğunu hatırlayınca yaptığımız ameleleliği fark edip utandık. "Sie yaa!" diyerek kendi bozuk makinemizi tuvalete atıp sifonu çektik. Tuvalet tıkanınca, açsın diye görevliyi çağırdık. Tuvalette su makinesini gören görevli durumu hemen müdüre ispiyonladı. Müdürün kalbi, sabahki çamaşır makinesi olayına eklenen bu ikinci makine skandalıyla tekledi. "Yapanları yakalarsam .........." dedi. Çok korktuk. Bu olayı ört bas ettik. Kendimizden bile sakladık.
Hey günlük! Adamım! Makineler hayatımızı istila etmiş, yeni fark ettim. Nereye gidiyor bu insanlık günlük? Ne oluyor bize? Niye soldu bahçemizin gülleri? Güneş artık eskisi gibi parlamıyor fark ettin mi? Hani pazardan aldığımız takım elbiseleri ütüleyecektik pazardan almamız şerefine pazar günleri giymeden önce? Ne oldu hayallerimize günlük?




















4 Geyik Var - Sen de Öttür Borunu !:
Alemsin ya nereden bunları buluyonda yazıyorsun diyecem de yurttaymışsın bol bol malzeme çıkar zaten orada
müdürünüzün
"Bundan sonra, yeni çamaşır makinesine kirli iç çamaşırı atılmayacak. Makineyi kirletiyorlar. Usandık temizlemeye."
serzenişi doğru neden kirli maşırları yıkıyorsunuz ki :)
Tayyar'a geçmiş olsun aman bize de bulaşmasın :)
makinalar günlük hayatın her yerinde çiçeklerden uzak kaldım diye korkma benim gibi yap bir gadget indir masa üstüne ben koydum devamlı suluyorum ciçek de açtı
çiçeğim hakkında:
Google gadgetları sanal çiçek saksısı
telif hakkı 2007 google Inc. Tüm hakları saklıdır
Masaüstünüze biraz güneş ışığı getirin. Bu Sanal Çiçek gözlerinizin önünde açacak. Tabii, farenizi kullanarak sularsanız. Gerçek herhangi bir bitki gibi ihmal edilirse solacaktır. Tam olarak açması biraz sürebilir, ancak masaüstünüze her zaman renk katacaktır.
ohoo bu yurtta daha neler oluyor neler :))
o ne güzel çiçekmiş öyle :D
türü nedir peki? zambak mı, gül mü, papatya mı? :P
yeni çamaşır makinesine kirli iç çamaşırı atılmayacak. Makineyi kirletiyorlar. Usandık temizlemeye." müdürünüzü kutluyorum yeni bir trend çıkarmış :)evdeki çamaşırları bende öyle deneyim bakayım nasıl oluyor :)
ben çiçekseverim ya ne bileyim cinsini suluyorum sadece
şimdi bu durumu Tamer Genç'in çiçek sulaması ile bir tutanlar olabilir alakası yok
Gerçekten yani sanal çiçek suluyorum :)
Yorum Gönder
- Yüreğiniz yukardaki yazıya yorum yazmak istiyorsa, lütfen sesini dinleyin. Yazması bedava la!
- "Ohoo! Ben şimdi yorumumu göndermek için Google hesabıma, şu hesabıma, bu hesabıma girmek için mi uğraşacam lan!" diyorsanız profil olarak "Adı/URL"yi seçip, sadece adınızı bile yazarak hiç bir hesaba girme uğraşı vermeden yorumunuzu gönderebilirsiniz. Öyle de kolaylık sunduk. Sırf sizler için.
- Ha ama aranızda "Benim Google hesabım, Open ID'im bilem var!" diye hava atmak isteyenler olabilir. Onlar da hesaplarına pek ala buyurabilirler. Başka bloglarda 3 dk tutan hesaba giriş süresi burda 2 dk. Gel abi.