29 Nisan 2006 Cumartesi

90'larda Çocuk Olmak

90'larda çocuk olmak vardı aslında şimdi. Susam sokağıyla, Heman'lerle, Ninja kaplumbağalarla hayallere dalmak vardı. Nesquik'in kutusuna yapıştırılmış o küçük arabalarla oynamalı, cipslerden çıkan tasolarla, futbolcu kartlarıyla çıldırmalıydık şimdi. Belki Hugo ile daha yeni tanışmalıydık. Souness'ın Kadıköy'e Galatasaray bayrağını dikmesini tekrar canlı canlı izlemeliydik.

Annelerimizle misafirliğe gittiğimizde birbirimize anlattığımız ve hepimizin de tüylerini diken diken eden o korku hikayelerini yeniden dinlemek istiyorum şimdi. 4 tekerlekli bisikletimi kaldırıp atalı o kadar çok oldu ki... Onun o plastik direksiyonunu ellemeyeli kaç zaman geçti acaba aradan? Acaba ne hale geldi şimdi 90'larda kiraladığımız ilk ev? Buram buram çimen, gül kokan arka bahçesini özledim evimin. Şimdiki bilgisayarımın yerine, babamın bir gün eve getirdiği o kocaman atariyi istiyorum yine. Annemle birlikte televizyon karşısında oyunları tekrar oynamak, babamla yeniden araba yarışı yapmak istiyorum. Saf ve masum çocukluğumun atari salonları, mahalle maçları, her düşüşümde kanayan dizlerim hala aklımda. Keşke yeniden düşüp dizlerimi kanatsam... Keşke yeniden ağlaya ağlaya eve koşsam.

90'lara her ne kadar kurşunlarla, çatışmalarla girmiş olsam da devamını güzel olarak hatırlayabiliyorum. Özlüyorum. Elimde değil işte...

Ama Devamı da Var!! >>>